Havanın suyun bedava olduğu günler artık çok gerilerde kaldı. Suyun hoyratça kullanıldığı; akarsuların başıboş bırakıldığı uzun bir geçmişten arazilerde kuyulardan çıkan suya bile su sayacı takıldığı günlere geldik.

Çeşmeyi açıp, dakikalarca başıboş akan suyun karşısında diş fırçaladığımız günler artık mazide kaldı. Şimdilerde ufak bir bardağa doldurulan suyla dişler fırçalanıyor, ağız temizleniyor.

Hızla artan dünya nüfusu; değişen iklimler ve dünyanın birçok alanında yaşanan kuraklıklar suyun artık yavaş yavaş kıt kaynaklar arasına girmeye başladığının bir göstergesi…

Eğitim düzeyinin artması suyun kullanımı alanında bir bilinç oluşmasına da sebep oluyor. Dünyanın birçok ülkesinde eğitim kurumları yıllardır bu konularda araştırmalar yapmakta ve suyun doğru kullanımı konusunda bilincin artması için çeşitli etkinlikler düzenlerken ülkemizde ilk kez önemli bir eğitim kurumumuz Beykent Üniversitesi bu konuda diğer üniversitelerimize de örnek olacak ilk adımı attı.

Beykent Üniversitesi bu duyarlılığın artması yönünde ” Şimdi suya sabuna dokunma zamanı ” sloganıyla Doç. Dr. inanç Işıl Yıldırım Başkanlığı’nda Uluslararası bir sempozyum düzenliyor.

9- 10 Temmuz tarihleri arasında ilki düzenlenecek 1. Uluslararası Su ile Yaşama Dair Tasarım Sempozyumu ile suyun evimizde tasarruflu kullanımından, tarihsel süreçteki farklı kullanım alanlarına; şehir ölçeğinden endüstriyel ürün ölçeğine kadar suyla ilgili süreçleri enine boyuna tartışmaya açıyor.

Prof. Dr. İnanç Işıl Yıldırım

Bu konuda bilgilerine başvurduğumuz Doç. Dr. İnanç Işıl Yıldırım gazetemize konuyla ilgili kısa bir açıklamada bulundu.

Beykent Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nün ev sahipliğini yaptığı, İstanbul’da düzenlenen 1. Uluslararası Su ile Yaşam Tasarım Sempozyumu’nun gerçekleşeceğini duyurmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu sempozyum kapsamında, su ile entegre edilmiş mekanlardan, yüzer yerel yapı modellerine kadar su ile birlikte düşünülmüş tasarım biçimleri tartışılacaktır. Dünyanın sürdürülebilirlik sorunlarına bir cevap olarak, ekonomik, sosyo-kültürel ve ekolojik yönlerden, su ile yaşamanın öneminin anlaşılması büyüktür. “İklim değişikliği kuşağının” tasarımcıları ve mühendisleri olarak, geçmişe, şimdiye ve geleceğe bakarak, tasarımlarımıza uygulayabildiğimiz, tasarımlarımız üzerinden bilgi verebileceğimiz üretimleri, su ile bağdaştırmak sorumluluklarımız arasındadır.

Tasarımcılar, mimarlar, mühendisler, sosyologlar, öğrenciler ve iklim değişikliğine duyarlı çözüm üretme ihtiyacı duyan herkesi suya odaklanan tasarımlarıyla birlikte, sürdürülebilir bir dünya için sempozyumumuza davet ediyoruz.

9-10 Temmuz tarihinde Beykent Üniversitesi’nde düzenlenecek olan sempozyuma konuya ilgi duyan herkes katılabiliyor.